BİRYOLCU | GUY FINLEY | GUY FINLEY e-kitap | RASHA - ONENESS | SECRET-SIR | ALUNA JOY - MAYA TAKVİMİ |
ÖLÜMSÜZ ÜSTATLARIN ÖĞRETİSİ
|
DUANE PACKER-SANAYA ROMAN ve LIGHTBODY
| SANAYA ROMAN VE TEZAHUR | SANAYA ROMAN VE REHBERLİ MEDİTASYONLAR
| Sesli Kaynaklar | YAZILAR |ŞİİRLERİM | ÜYE OL

ŞİİRLERİM


kimsesiz aşklardan geldim

kimsesiz aşklara kurban etmiş....

Kimsesiz aşklara kurban etmiş beni hayat
Ta ki sen gelinceye kadar sevgili.

Kaosun bir kıyısında
Kalabalığın tam ortasında
Bir başına öylesine
Vaha sanılan seraplar içinde
Düş görmüş
Aşk sanmışım sevgili

Düşteki gerçekler
Gerçekte düş gibiler
Kalabalıklar yalnız,
Yalnızlıklar kalabalık gibiler

Kelimeler sessizliği çizerken
Bulutlar kuraklığı
Balıklar gökyüzünde uçar gibiler

Yitirdim derken yılları
Derdest etmişken düşleri
Bu baharda saldım göçmen kuşları
Bana yağmur ormanlarının
Kokusunu getirdiler
O koku ki daha
Damlası düşmeden bulutların;
Gayrı otu bitmez sandığım
Kuraklığına kandığım
Sevda savanlarımı
Berekete boğdu.

Gene de sevgili
Korku gözümün bebeğidir çok görme
Kimsesiz aşklardan geldim ben
Açılıp da kapanmayan kucaklardan
Derilip de derlenmeyen hasatlardan
Ekilip de biçilmeyen tarlalardan
Yazılıp da çizilmeyen hesaplardan
Birden ikiye bölünüp
İkiden bire çarpılmayan gönüllerden

Kokunla bereketlenen gönlümün döşeği korkudur
Kazılmış yüreğime atamadığım
Göçmen kuşlarla saldığım bir baharda
Dönecek sanırım öbür baharla
Düşler dünyasının gerçeği oysa
göçmen kuşların dönüşü geriye
Öğret bana sevgili
Sevdayla havalanan kuşların dönmeyeceğini geriye
Adları göçmen kuşlar olsa bile

Öğret bana sevgili
Düşlerin nasıl gerçeğe döndüğünü sevda denizinde
Otların nasıl yeşerdiğini
Kanın nasıl aktığını damarda
Balıkların nasıl salındığını suda
Bulutların nasıl indiğini gökten
Nasıl derlendiğini hasatların
Nasıl bire çarpılır iki
Erirken tüm günahlar beden kozasında
Dönüşüp sevdaya
Nasıl uçar kelebek
Nasıl ağaç olur tohum ve dönüşür meyveye..


Gitmeden bilmek istiyorum tüm bunları
Hesap günü gelende
Kıyam ettiğinde başım göğe
Ben gelmeden dile
O bilsin istiyorum

Kimsesiz kalmadı Aşkı...

22.06.2005 Çarşamba 02;07




F A R K E D İ Ş

ÖZÜM GÖZÜME GİRENDE
BAYRAM YERİ KESİLİR ORTALIK

ANDA BULUŞ OLMANIN
NİCE BİR DANSIDIR BU

İÇİM DIŞIM BİR OLMAKTIR
KENDİM BİLMEKTİR
KENDİM OLMAKTIR

KENDİM OLANDA HAL
İŞ O YÜCE OLANLA BULUŞMAKTIR
ONU BENDE
BENİ ONDA
TAŞIMAKTIR

SEN KENDİN BİLMEZSEN
ÖZÜN GÖRMEZSEN
DİLİN ÇÖZMEZSEN
BU NASIL OLMAKTIR

HELE BİR BAK ETRAFINDA
BU DÜZENİ KURAN HER BİR ŞEKLE BÜRÜNMÜŞ
SANA ADI FARKINDALIK OLAN BİR HAZİNE SUNMUŞ
KULPLARI DUYULARDAN
DUYULARI DUYGULARDAN ÖRMÜŞ
HER BİR ŞEY BENİ FARKET DİYE HAYKIRIRKEN
NİYET EDİLEN
SABIRLA BEKLENEN
KENDİNİ FARKETMEN

O ANDA
AYRILIK ACISI DİNECEK
AŞKLA
BÜTÜNLENECEK
NE İÇ KALACAK NE DE DIŞ
BÖYLE VERİLMİŞ HÜKÜM
HİÇ ÇÖZÜLMEZ BU DÜĞÜM
FARKINDALIK HAZİNESİNİN KULPLARINI KAVRAMAZSAN...

Zamana takılmış bir dostla konuştum bugün... anlamıyorum bir türlü şu zamanı dedi... Yerçekimine niye takmıyorsun dedim.. Niye? dedi... Göğü gösterdim, oralarda yok ama burda var diye... zaman da burda var, ya orda?

CENİNDEKİ SOLUK

Ve
açıldı perde
kelamın bittiği yerin ötesindeyim şimdi
güneş değil bu
içleri de dış eden bir ışık
ışık da değil, karanlık dozunda aydınlık
kelamsızlık

renk sandıklarım ton ton
renk değil
duyularımla, duygularımla mı buradayım?
Hayır.
Ne duyu ne duygu
Bu tamamen başka bir olgu
Kayıp bir ülkede başka
Bir fonda titreşiyor
Algılarım
Her şey yabancı
Anlamak buraya ait değil belli ki
Getirmemeliydim yanımda anlamları

Kelamsızsa
Kalemsizde kalmalı kağıtlar
Koyver gitsin akışa
Sürsün bu temaşa
Ne kayboluş , ne yitiş
Ne arayış
Bilinen içinde anlam arama
Ne birdesin
Ne tohumda
Akışa teslimiyetin özünde
Bütünü halk edenin cenininde soluksun...
2005 MART