BİRYOLCU | GUY FINLEY | GUY FINLEY e-kitap | RASHA - ONENESS | SECRET-SIR | ALUNA JOY - MAYA TAKVİMİ |
ÖLÜMSÜZ ÜSTATLARIN ÖĞRETİSİ |
DUANE PACKER-SANAYA ROMAN ve LIGHTBODY
| SANAYA ROMAN VE TEZAHUR | SANAYA ROMAN VE REHBERLİ MEDİTASYONLAR
| Sesli Kaynaklar | YAZILAR | ŞİİRLERİM | ÜYE OL


ÖLÜMSÜZ ÜSTATLARIN ÖĞRETİSİ


ÖLÜMSÜZ ÜSTATLARIN YAŞAM VE ÖĞRETİSİ
ÜÇÜNCÜ CİLT...

ALTI ÇİZİLEN SAYFALAR...

Yüksek Bilinç Derneğinin son toplantısında Sn. Işık Yazan'ın defalarca okunmasını istediği satırları kitaptan aynen alarak ilginize sunuyoruz. Işık beden çalışmalarının ne denli önemli olduğunu bu satırlar bana tekrar hatırlattı.

SAYFA 12 -13- 14 VE 15 BAŞI

12. sayfa başı

Eğer o düzenliyse, o zaman her bir aşama onu izleyen aşamanın daha büyük gelişimi için kusursuz bir temel oluşturmalıdır. Eğer siz kusursuz bir düşünce ve eylem düzeni ve uyuntuyla ilerlemeyi başarabilirseniz, o güçle gerçek bîr uyum içinde olursunuz ve bu güç, sınırsız bir ölçekte, kesin sonuç elde etme yolunu seçme melekesini oluşturur. Böylece, siz tanınmış bir kozmik ilerleme düzeni altında yaşam ve enerji dağıtırsınız.
Öyleyse, bu sizin düşündüğünüz gibi maddesel bir evren değildir. Sadece siz onu Öyle tanımlarsınız. O ruhtan (spirit) ortaya çıkmıştır ve ruhsaldır. Bu düzenli, gerçek, te¬mel bir şeydir. Eğer düzenliyse, bilimseldir de; eğer bilimsel-se, zekidir de, o zeki yaşamla birleşmiş yaşamdır.
Zekâ ile birleşmiş ve onun tarafından yol gösterilen ya¬şam irade haline gelir ve, iradeyle, o insanın yeteneği ve işi haline gelir.
Ruh (Spirit) esas, titreşen, yaratan güçtür; ve siz sadece onu kabul ederek ya da onun var olduğunu bilerek o titreşime girip onun gücünü kullanabilirsiniz; sonra onun ortaya çakmasına izin verirsiniz, ve onun tümü sizin emrinizde olur. Sizin için o içinizde bulunan, daimagüçlü ve sürekli bir yaşam kaynağı olur.
Bu ne uzun yıllar çalışmanızı, ne eğitimden geçmenizi, ne de zorluk ve yoksunluk yaşamanızı gerektirir. Bu titreşimin, bu gücün var olduğunu bilin ve kabul edin. Sonra bırakın o İçinizden aksın.

Siz Yaratıcı Zihin Özü-Maddesi ile bir'siniz; böylece, siz her şeyin mevcut olduğunu bilirsiniz. Eğer Tanrısal Prensip' in var olan tüm şey olduğunu -onun tüm uzayı doldurduğunu, her şey olduğunu- idrak ederseniz, o zaman siz o prensip olursunuz. Ve, kendi Mesih Hâkimiyet Alanmız'da ortaya çıkıp bu prensibi yaydığınızda, kendi düşünceniz, sözünüz, ve eyleminizle bu prensibe daha büyük bir faaliyet kazandırırsmız. Böylece, bir kişi daha kendi hâkimiyet alanını bulmuştur ve Tanrı gücünü kullanmaktadır ve onu dışan yaymaktadır. Siz bu gücü dışarı yaydığınızda, o sîze akar. Siz verdiğinizde, vermeniz için size daha fazlası gelir ve bu mevcudu tüketemeyeceğinizi görürsünüz.
Bu bir odaya kapanıp saklanmanız gerektiği anlamına gelmez. Bu, yaşamın yoğun karmaşası İçinde, en zor durum¬larda bile, tam bulunduğunuz yerde sessizleşmektir. O zaman yaşam bir karmaşa olmaz; yaşam sessiz, derin düşü-nüşlü ve içten gelerek yaşanan bir şey olur.
Dışsal faaliyet, sizin şimdi idrak edip bir olduğunuz da¬ha büyük faaliyetle kıyaslandığında bir hiçtir. Bu, bulunduğunuz yerde sessizleşip, tüm düşüncenizi Tann üzerinde odaklayarak, Tann'mn sizin içinizde bulunduğunu görmek, onun size nefesinizden daha yakın olduğunu bilmektir.
Tann kimdir? Bütün düşüncenizin üzerinde odaklandığı Tann nerededir?
Tanrı, dışınızda bulunan, sizin onu içinize getireceğiniz ve sonra dünyaya sunacağınız bir varlık değildir. Tanrı, ken¬di düşünce eyleminizle üretip canlandırabileceğiniz o güçtür. Bu gücün sizin içinizde ve tüm çevrenizde olduğu doğrudur, ama siz onu düşünüp onun var olduğunu bilene dek o hareketsiz kalır. Ancak siz onun var olduğunu bildiğinizde, o sınırsız bir biçimde sizin içinizden akar. Böylece, siz onu dünyaya sunarsınız ve dünya bu sunuşunuzdan yararlanır. Siz, her düşünce ve eylemin ardına Tanrı'nın yönetici gücünü, başarma gücünü koyarak bu başarıyı sunmaksınız. Şimdi siz bu başarıyı gerçekleştiren Tann'sınızdır. Bu sizin içinizde bulunan Tann'dır, tek ve gerçek Tanrı'dır. İşte o zaman semavi ordular sizin emrinizi yerine getirmek için uçarak gelirler.
Tüm içtenliğinizle, saygıyla ve derin anlamla Tann'mn kutsal tapınağında olduğunu söylediğiniz, ve bu tapmağın sizin saf bedeniniz olduğunu, sizin -yani gerçek Mesih'in- bu tapınakta Tanrı ile bir olarak yaşadığınızı, yükselmiş bedeni¬nizin her şeyi kapsayan kutsal bîr yer olduğunu bildiğiniz anda, bu tanrısal prensibin içinden tüm dünyaya akacağı bir kanal olursunuz.
Siz Tann'ya tapınır, şükreder, ve daima genişleyen sev¬ginizle tüm insanlığa bu gücü akıtırsınız ki onlar da muzaffer bir biçimde duran Mesih'i, yani Tanrıinsanı görebilsinler.
Sizin kullandığınız ve dünyaya akıttığınız bu güç Tanrı' dır. Evlat, Baha'nın başardığını kolayca başarır. Bu aynı zamanda alçak gönüllü olup, bu büyük gücün önünde saygıyla eğilmektir. Bu kendi hareket ettirici gücünüzle bir olan gerçek alçak gönüllülüktür.
Bu gücü sürekli olarak düşünerek, ona şükrederek, onu kutsayarak siz onun akışını artırırsınız ve, bunu yaptığınızda, o daha güçlü ve sizin tarafınızdan daha kolayca erişilebilir hale gelir.
Böylece, ben diyorum ki, sürekli olarak dua edin. Sizin günlük yaşamınız gerçek bir dua olsun.
Önce bu gücün var olduğunu BİLEREK, sonra onu mut¬lak bir güvenle kullanarak, çok geçmeden siz onun bütünüyle bilincine varırsınız. Çok geçmeden, onun sizin içinizde ve sizin vasıtanızla herşeyi-kapsayıcı olduğunu BİLİRSİNİZ. Eğer onun akmasına izin verirseniz, o her an size akacaktır. Onun sizin içinizden akmasına izin verdiğinizde, o size akar. Tann olarak durun ve onu dışarı akıtm. Bu sizin içinizdeki Tanrı'dır, sizin Babanız'dır ve siz Babanız ile bir'siniz. Sizler hizmetkârlar değil, evlatlarsınız; sizler Ük Esas Neden'in çocuklarısınız. BEN'İM'in (I AM) sahip olduğu her şey sizindir; çünkü siz BEN'İM'siniz.
İşi yapan ben değilim, o Tanrısal BEN'ÎM'dir ve içimdeki Tanrı hep şeyi başarır. Tann ile bir olarak çalıştığınızı bildiğinizde, hiçbir şey sizi sınırlayıp engelleyemez; her şeyi başarmanın tanrısal hakkınız olduğunu bilirsiniz.
Şimdiye dek verilmiş en büyük vaaz şu idi: 'TANRI'YI GÖR.' Bu Tann'yı tüm ihtişamıyla içinizde ve başkalarının içinde görmek anlamına gelir. Siz başka hiçbir şeyi değil, sa¬dece Tann'yı gördüğünüzde, sadece Tann'yî sevip ona tapın¬dığınızda, O'nu gerçekten görmüş olursunuz. Siz o zaman Rab, yani Yasa-koyucu olursunuz.
Dua ederken, kendi ruhunuzun gizli odasına girin. Ora¬da, içinizdeki Tanrı'ya dua edin; ve sizin gizlice dua ettiğini¬zi işiten Babanız sizi açıkta Ödüllendirecektir. Tüm dünyaya Tanrı'yı daha çok sunabildiğiniz için dua edin ve şükredin.
Bu size daha yüksek bir genel-görüş, daha engin bir perspektif, ve daha asil bir ideal vermiyor mu?"

26-27-28-29. SAYFALAR

26. sayfa başı
bize sözler yerine düşünce olarak gelen ritmik, akıcı, titreşimsel bir etkiydi. Bunun etkisi sözlerinkinden çok daha güçlüydü; o ritim ve uyum sözlerle ifade edilemezdi. Düşünceler adeta zihnimize akıyor ve orada kalıyordu; bu tamamen yeni bir deneyimdi.
Bu düşünceler gelirken, onları stenografik olarak kaydettik, sonra cümlelere dönüştürdük, daha sonra da bu Ustatlar'm onayına sunduk.
"Ben, 'Bak. Tanrı'nın bir Mesihi burada,' dediğimde, orada gerçekten Tann-insam görürüm. Ben bu bedeni Tanrı' mn gerçek tapınağı olarak, mükemmel bir araç olarak, Bü¬yük Yaratıcı Prensip'in akıp özgürce ortaya çıktığı kanal olarak görürüm; o zaman bu yaratım görüntü, form ve benzerlik açısından saf ve tam olur. Bu tutumla ben her durumun üstadı olarak, muzaffer Tann Mesihi olarak ortaya çıkanm.
Benim tapındığım bu idealdir ve ben tapındığım şeyi, Tann'yı ortaya çıkanrım. Bu tutumla insan her durumun üstadı olarak ortaya çıkar; Mesih muzaffer olur. Tanrı ve in-san BİR olarak el ele yürür. Sadece tek bir Prensip, tek bir insan vardır."
Grubumuzdan biri bir an düşündü ve sonra, "Biz bu ışığı nasıl ortaya çıkanp, uygulamada kullanabiliriz?" diye sordu.
Yanıt şöyle geldi: "Bırakın, bedeniniz içinden bu Büyük Yaratıcı Prensip'in aktığı bir üreteç haiine gelsin. Bu Prensibi tüm gücün yayılımı olarak görün; onun tüm güç prensibi olduğunu bilin; o zaman, bîr elektrik üreteci (jeneratörü) gibi, bedeniniz bu enerjiyi toplayıp büyütecektir, ta ki siz onu hiçbir şeyin karşı koyamayacağı -ve sizi her türlü saldından koruyan- saf beyaz ışık atımı olarak dışan gönderebilene dek.
Siz bu ışık akımı ile öyle yoğun bir elektriksel enerji gönderebilirsiniz ki size zarar vermeye çalışan kişinin bedeni mahvolur. Bu enerjiye gösterilen direnç hemen onun derecesini ve hızını artırır. Ona karşı direnenler ya da kendi kişisel iradelerini koyanlar sadece kendilerine zarar verirler. Eğer onlar bu ışığa karşı koymazlarsa, o sîze olduğu gibi onlara da şifalandırıcı merhemini akıtır.
BU, serbest akışına direnç gösterilmezse her zaman insanın ışığı ve gücüyle birleşen saf Tann-ışığı ve gücüdür. O en yüksek frekansta titreşir. Bunun sonucunda, insan, Tann titreşimiyle birlik içinde olduğundan, mükemmel bir uyumla titreşir ve ona hiçbir şey zarar veremez. İnsan Tann titreşi¬mine direnmedikçe, ona hiçbir şey zarar veremez. Titreşim yaşamdır. Her zaman Tanrı ile nasıl bir olarak durduğunuzu göremiyor musunuz? Bu tutum içinde bir ayrılık olasılığı ola¬bilir mi? Tek ayrılık, uyumsuzluğa neden olan dirençtir.
Tann ile Bir olarak durduğunuzda size hiçbir şey yaklaşamaz. Bu bir azınlığın özel ayrıcalığı değildir, bu herkes içindir; BEN'İM, her insanın Tanrı ile bir olduğu mutlak neden ya da kaynaktır. Böylece, herkes YASA'nın, en yüksek titreşimsel düşünce eyleminin altında yaşar. Herkesin ait olduğu ve yuvada olduğu bu küreye, bu tahta tek bir uyumsuz titreşim bile giremez. Bu sizin Tanrısal Aleminiz'dir.
Size yönlendirilen yanlış ve zararlı düşünceleri ya da arzuları geri çevirmek için de bu gücü kullanabilirsiniz. Eğer isterseniz, bu Tanrı-ışığım çoğaltabilir, ona Tann gücünü verebilir, bir başkasının size gönderdiği enerjiyi büyütüp dönüşüme uğratabilir, sonra onu -enerji merkezinizden- o kişiye ışık hızıyla geri gönderebilirsiniz. Bu şekilde geri döndürdüğünüzde, o size gonderiidiği gibi düşük titreşimler değil, saf beyaz ışık akımı olur.
O göndericiye eriştiğinde, bu enerji titreşimleri o kadar güçlüdür ki, o düşük enerjiyi göndermiş kişinin bedenini mahvedebilir. Sizin göndericiyi ya da o enerjinin geldiği yeri bilmeniz önemli değildir, titreşim kaynağına şaşmaz bir ısabetle geri dönecektir. Böylece 'hüküm günü' gelir. Ne verirse¬niz, onu kat kat fazlasıyla geri alırsınız.
Evet, siz Tanrı-gücünü dönüşüme uğratabilir ve onu karşı konulmaz bir güçle dışarı gönderebilirsiniz. Bunlar benim bedenimden yayıldığını gördüğünüz ışık akımı ya da ışınlardır. Bu ışınlar, henüz o kadar güçlü olmasalar da, sizin bedeninizden de yayılmaktadır; ama siz devam edip, bu gücü -Yasa ve Prensip ile ittifak içinde- kullanırsanız, ışığa güç katar ve onu herhangi hayırlı bir arzuyu gerçekleştirmek için bilinçli olarak yönlendirebilirsiniz.
Ressam* Gcthscmane'de benim resmimi yaptığında, bu resimde ışık akımı cennetten bana gelmek yerine, benim bedenimden dışarı yayılıyor görünüyordu. O ışık, bedenimde üretilip, sonra enerji merkezinden dışarı gönderilen Tann-gücüdür. Bu ışık, kendi tanrısal kökeni içinde Tanrı olarak -Tann'mn Mesihi olarak- duran her insanın bedeninden yayılır.
Bu tüm insanlığın kesin düsturu olabilir. Eğer onlar bu herşeyi-kapsayan BİR olurlarsa, kardeşler arasında anlaşmazlık ve çatışma olabilir mi?
Şimdi, Tanrı-ışığı olan bu beyaz ışını Tanrı-gücüyle artırıp, ona dönüşüme uğramış Tanrı-gücünü bahşedip, böylece size gönderilmiş olan enerjiyi dönüşüme uğratarak, (sizin emrettiğiniz ölçüde) bin kat ya da on bin kat daha güçlü olarak, gönderen kişiye aynı yoldan geri gönderebilirsiniz. O kîşi bu ışını alıp, onu Tanrı'dan geliyor olarak kabul ettiğinde, zarar verme girişimi ortadan kalkar, bağışlanır, unutulur, ve size ya da o kişiye hiçbir zarar gelemez. Her İkiniz de Tann ile bir olursunuz. Şimdi, uyumsuzluk yerine, mükemmel bir uyum vardır, siz tekrar BİR olmuşsunuzdur.
* Burada, sanırım, Leonardo DaVıncİ'nin ilahi bir ilhamla yaptığı söylenen İsa tablosundan süz edilmektedir, (Ç.N.)

Eğer o zarar verici düşüncenin ya da enerjinin göndericisi sizin tüm gücüyle yolladığınız beyaz ışını kabul etmezse, onun bedeni mahvolacaktır. Eğer kusursuz işini tamamlamasına izin verilirse, bu saf beyaz ışın her zararlı ya da uyumsuz titreşimi ortadan kaldıracaktır. Eğer ona direnilirse, sonuç kararlı bir biçimde direnen o kişinin bedeninin yok olmasıdır, önün direnci ona tüm yaratıcı prensibi TERS BİR BİÇİMDE çeker, ve bu direnç ona dört kat büyüyerek döner. Böylece siz bundan, iyi ya da kötü, gönderdiğiniz her şeyin size dört kat büyüyerek geri döneceği sonucunu çıkara¬bilirsiniz.
Siz o durumda kötülüğe karşı İyiliği (Good) ya da Tann' yi (God) sunan Rab ya da Yasa-koyucu olarak durmaktası-nızdır, ama o duruş içinde bile, gerçekten alçak gönüllü olun, YARGILAMAYIN. Sahip olduğunuz her sevgi zerreciğini bu saf beyaz ışına yerleştirin ve üretip gönderdiğiniz şeyin saf Tann sevgisi olduğundan emin olun. Bunu başardığınızda, tüm semavi ordular sizin emrinizde olur. Ancak, siz hâlâ halim, alçak gönüllü, ve ışığı izlemeye gönüllüsünüzdür. İzlediğiniz, Tann'mn saf ışığıdır; o sonsuz ve derin yaşamdır, sevgi, saflık ve güzelliktir.
Bedeninizde yansıtıcılar olarak kullanılabilecek yedi merkez (çakra) vardır. Siz bu merkezî noktaların herhangi bir yapay ışıktan çok daha büyük bir parlaklıkla ışımasını Sağlayabilirsiniz ve, bu ışığı dışarı göndermek istediğinizde, o daha büyük bir güçle parlayacak ve herhangi bir elektrik ışınının yansıtılabilmeğinden çok daha uzağa erişecektir.
Tüm bu merkezlerden aynı anda ışık yaydığınızda, siz hiçbir şeyin nüfuz edemeyeceği bir zırh kuşanmış olursunuz. O zaman Tann'nın saf beyaz ışınını o kadar güçlendirilmiş bir biçimde gönderebilirsiniz ki, bedeniniz Öğlen güneşininkinden çok daha büyük bir parlaklıkla ışıldar. Siz o zaman Yaradılışın Rabbi, Semavi Orduların Rabbi olarak öne çıkarsınız.

29.sayfa sonu

34.SAYFA

"Ben Senin büyük sessizliğinde tek başıma dururken, Baba, içimde saf bir ışık parlar ve o varlığımın her atomunu doldurur. Yaşam, Sevgi, Güç, Saflık, Güzellik ve Mükemmellik uarlığıma tamamen hâkim olur. Ben bu ışığın merkezine bakarken, bir başka ışık görürüm: Sıvımsı, yumuşak, altın-beyaz, ve parlak bir biçimde ışıldayan, masseden, koruyan ve Büyük Işığın kucaklayıcı ateşini sunan bir ışık.
Şimdi ben Tanrı olduğumu ve Tanrı'nın tüm evreniyle bir olduğumu biliyorum. Tanrı ile birlikte huzur içindeyim.
SESSİZLİKTE SÜKÛNET
Ancak, bu tam sessizlik içinde Tanrı'nın En Büyük Faaliyeti vardır. Yine, ben huzur içindeyim ve tüm çevremde tam bir sessizlik var. Şimdi bu ışığın parlaklığı Tanrı'nın engin evrenine yayılır ve bildiğim her yerde Tanrı 'nın bilinçli yaşamı vardır. Yine, ben hiç korkmadan, Tanrı olduğumu söylerim; ben sessiz ve korkusuzum.
içimdeki Mesih'i yükseltir, ve Tanrı'ya şükrederim. Bu şükür ilahisinin tonlarında ilahi bir ilham vardır. İçimde giderek daha yüksek sesle Büyük Ana yeni bir yaşamın şarkısını söyler. Her yeni günle birlikte daha yüksek ve berrak bir biçimde, ilahi ilham bilinçli düşüncemi Tanrı'nın ritmine uyumlanana dek yükseltir. Yine, Mesih'i yükseltir ve o mutlu müziği işitebilmek için kulak veririm. Benim temel notam uyumdur ve şarkımın teması Tanrı'dır ve Tanrı benim şarkı¬mı Gerçek olarak mühürler.
BEN YENiDEN DOĞDUM, BURADA BİR MESİH VAR
Ben Senin Ruhun'un büyük ışığıyla özgürüm, Baba, mührün alnıma vurulmuştur. Onu kabul ediyorum.
Senin ışığını yüksekte tutuyorum. Baba. Yine, onu kabul ediyorum,"

41 SONU 42 BAŞI


41. sayfa ortasından - 42. sayfa başına...

Size diyorum ki, şimdi, bu an, bu dışsal karmaşanın dışına çıkıp, Tanrı'nın büyük huzuruna ve nimetlerine kavuşmanız, ve kendinizi O'nun ışığı ile sarmanız için büyük bir fırsattır. Tüm alçak gönüllülüğünüzle, Mesih tacını başınıza takın. Bunu sizin yerinize bir başkası yapamaz, o tacı sizin başınıza sizden başkası takamaz.
Bu taca takın ve büyük beyaz tahtın, kaynağın bir parçası olun. Bunu başarmış olanlarla bir olun; sadece Tanrı ile bir olmayın, ama Tann olun, gerçekten TANRI olun. O zaman siz tanrısal nitelikleri tüm dünyaya sunabilirsiniz. İnsan vasıtasıyla olmazsa, Tanrı-enerjisi kendini başka nasıl ifade edebilir ki? Tütn dünya üzerinde onunla aynı hızda ya da frekansta titreşebilecek bir başka organizma yoktur. Ve sonuç olarak, insan o kadar yüksek bir biçimde organize edilmiştir ki, o bu yüce enerjiyi algılar, sonra üretir ve dönüşüme uğratır; ve bu da insanın Tann'yı tüm dünyaya ifade etmesini mümkün kılar. Bu, siz onun tam kontrolünü ele geçirdiğinizde son derece organize ve kusursuz hale gelen bedenden başka hangi vasıtayla yapılabilir ki?

SAYFA 153 SONU

Böylece, eskisi gibi gizli kalmak yerine, bu prensipler tüm dünyaya yayılacaktır. Böyle bir grubun, tüm insan ırkının Tann'sı dışında, bir başı olması gerekmez; burada hiçbir form, hiçbir mezhep, hiçbir inanç gerekli değildir.
Mesih olduğunuzu ilan edin ve benliğinize düşüncede, sözde ve eylemde bu ideal kavrama uygun yaşamasını emredin; böylece Mesih'i ortaya çıkarırsınız. Bu titreşimler bir kez oluşturulduktan sonra asla azalıp yok olmazlar. Birey onların varlığının bilincinde olmayabilir; ama eğer aynı şekilde devam ederseniz, bu titreşimlerin bilincine varırsınız, ki bu başka her türlü deneyimden çok daha büyük bir deneyimdir. Böylece, oluşturulan odak noktası doğrudur ve asla yok edilemez; ve her insan eninde sonunda bu noktaya erişmek zorundadır. Böyle bir İnsanın önünde Evren'in tüm manzarası serilir ve artık o hiçbir kısıtlama yaşamaz. Bu yoldan yürümüş olan sizler, zaman zaman bu olguyu görmüşsünüzdür, yoksa burada olmazdınız.